DÖRT MEVSİM AKÇAKOCA
Batı Karadeniz Bölgesinin en batısında yer alan İlçemiz Düzce’ye bağlı ve 463 km² yüz ölçümüne sahiptir..Akçakoca, Ankara ve İstanbul gibi iki metropol şehrin ortasında yer almakta olup sadece 2,5 saat gibi kısa bir kara yolculuğundan sonra ulaşılır.
Yunan tarihçileri, Yunanistan’ın KOKONAS kabilesi’nin şimdiki Akçakoca merkezine M.Ö.650 tarihinde yerleşerek Dia şehirlerini kurduklarını söylerler. Kıyıların beyaz kayalar ve falezlerle kaplı oluşundan dolayı şehrin adı parlak anlamına gelen “DİA” olarak anılmaya başlamış ve bölge Bizans himayesine girdikten sonra da şehir anlamına gelen (POLY) eklenerek şehrin adı DİAPOLİS olmuştur. Bölge sırasıyla Hitit, Frikya, Pontus Rum Krallığı, Bizans Krallığı, Selçuklu Devleti sınırları içinde kalmıştır.
1324 yılında Osman Bey’in komutanlarından Akçakoca Bey tarafından Osmanlı topraklarına katılan Akçakoca, bu tarihten itibaren Akçaşehir olarak anılmaya başlar ve 1943 yılında da isim değişikliği yapılarak bölgenin fatihi Akçakoca Bey’in adını alarak Akçakoca İlçesi olur. Evliya Çelebi’de bu şirin ilçemize gelmiş, görmüş ve seyahatnamesinde şehrimizle ilgili övgülerde bulunmuştur. Bölgenin fatihi olan Akçakoca Bey ve diğer komutanların heykelleri şehir merkezinde açık hava müze alanı içerisinde görülmeye değerdir.1999 tarihinde yaşanan büyük depreme kadar Bolu’nun bir ilçesi olan Akçakoca, 9 Aralık 1999 tarihinde il olan Düzce’ye bağlanmıştır. İlçemizde, yoğun olarak Manav Türkleri ve göçlerle gelen Tatar, Çerkez, Abaza, Laz, Gürcü, Sürmene muhacirleri ve Doğu Karadeniz’liler yaşamaktadırlar.
Akçakoca’da geniş meraların olmaması sebebiyle hayvancılık fazla gelişmemiştir. Sadece yöre halkının ihtiyaçlarını karşılayacak kadar sığır, koyun, keçi hayvancılığı ile mısıra dayalı tarım yapılmakta iken Doğu Karadeniz’den aldığı göçler sonrasında şu an ülke rekoltesinin % 25-30 ‘unu karşılayan fındık üreticiliği yapılmaktadır.
Akçakoca’da ayrıca balıkçılık, ahşap tekne yapımı, besi ve yumurta tavukçuluğu, kültür mantarcılığı, kivi, alabalık üretimi ile Kdz.Ereğli Demir Çelik fabrikaları yan sanayi kuruluşları olarak Çelik Boru üretimi yapan fabrikalar ile Kereste Fabrikaları da vardır. Ayrıca denizimizde yapılan petrol aramaları sonucunda zengin doğal gaz rezervlerine rastlanmış olup ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamak amacıyla tıpkı Kurtuluş Savaşında
Anadolu’ya silah ve malzeme sağlanmasında olduğu gibi üzerine düşen görevini de yerine getirecektir. Petrol arama çalışmaları ile doğal gaz üretim platformu tesisleri TPAO ve Amerikan Firması ile ortak olarak devam etmektedir.
Kestane ağaçlarıyla kaplı bölgemiz ormanlarında üretilen kestane balı, dünyada sayılı ballar sıralamasında üçüncü gelmektedir ve her derde deva olduğu bilinir.
Akçakoca’ya geldiğinizde mis gibi kokan dağ çileği reçelimizi mutlaka deneyin ve salı günleri kurulan köylü pazarımıza uğrayarak köylerimizde yetiştirilen bölgemize özgü sebze ve meyveleri tatmanızı tavsiye ederiz.
Yöremizin balık restoranlarında deniz mahsullerimizi tatma fırsatı ile yine alabalık restoranlarımızda doğayla baş başa olurken, yöremizin tavuk ve mantarlarından oluşan mönüleri ile yöresel yemeklerimizden olan Mancarlı Pide ve Melengüççeği tatlısını mutlaka sorunuz.
Bu şirin ilçemizde farklı etnik kökenler ve gelenek göreneklere rağmen halk birlik, beraberlik içinde yaşamaktadırlar. Bu yaşayış tarzı da kültür alışverişi ile güzel bir görünüm sergilemekte olup yöre halkının turizm olayına yatkınlığının ispatıdır. Yöre düğünlerinde farklı etnik kökenlere ait geleneksel giysiler ile Mızıka, akordion, kemençe, bağlama eşliğinde türküler söylenir ve çiftetelli, üçayak, abhaz ve Çerkez oyunları oynanır. Ayrıca Akçakoca’mızda her yıl ödüllü geleneksel Balatlı Köyü Yağlı Güreşleri düzenlenir.
Fındık Akçakoca’nın her şeyidir, yaşam biçimidir. Fındıkla Akçakoca öyle özdeşleşmiştir ki şehrin sembolü; fındık kozası, festivali de fındık üzerinedir.Akçakoca, fındığının yanında Ankara’nın denize açılan en yakın penceresi olma özelliğiyle 1950’li yıllarda Türkiye’deki ilk turizm hareketlerine öncülük etmiştir. Akdeniz ve Ege sahilleri turizmi tanımazken, Akçakoca Ankara’daki yabancı misyon şeflerinin göz bebeği tatil beldesi olmuş ve konaklama ihtiyacını karşılamak üzere halk evlerini gelen misafirlere pansiyon olarak açmış ve böylece ev pansiyonculuğu hızla gelişerek yaygınlaşmıştır. O tarihlerde Akçakoca’ya daha ziyade Ankara’dan gelindiğinden dolayı turist kelimesi karşılığı olarak “Ankaralı” tanımlaması yapılmıştır. Bugün dahi o tarihleri yaşayan insanlar ile karşılaşırsanız; onlar size hemen Ankara‘lı mısınız diye soracaklardır. Sizin cevabınız evet olsun ki, onlar aslında size turist (misafir) misiniz diye sormak istemişlerdir!
Ev pansiyonculuğunun yanı sıra 70’li yıllarda Hippi akımının da etkisiyle kamping ve karavan turizmciliği artmış ve on binlerce yabancı turist ilçemizi ziyarette bulunmuşlardır. Bu sayede de Akçakoca’nın ünü Avrupa’ya kadar ulaşmıştır. Ancak Yugoslavya iç savaşının çıkmasıyla beraber karayolu ile ülkemize ulaşımın azalması ve Akdeniz, Ege bölgelerinin güneşlenme sürelerinin uzun olması sebebiyle turizm yatırımlarının ve teşviklerinin o bölgelere yapılması sonucunda 70’li yıllardan itibaren özellikle 80’li yıllarda Akçakoca Turizm alanında önemini yitirmiştir. Ancak kaybetmediği bir şeyi var ki temiz deniz, temiz doğa, dört mevsimi ve kültürlü turizm anlayışı ile Karadeniz’in huzurlu bir turizm merkezi olma özelliğini devam ettirmektedir.
Yaz ayları bunaltmayan, kış ayları ise dondurmayan iklimi, mavi bayraklı plajı, kilometrelerce uzanan kumsalları, yeşil ile mavinin kucaklaştığı mükemmel doğası ve temiz havası ile Akçakoca nefes alınan ve huzur duyulan bozulmamış ender bir doğa harikasıdır.
Akçakoca turizmini yalnızca güneş turizmiyle sınırlandırmamak gerekir. Dört mevsim ziyaret edilebilecek olan doğa harikası beldemizde hafta sonu turizmi, seminer, kongre ve toplantı turizmi de yapılmaktadır. Doğayı seven insanların arayıp da bulamadıkları doğa ile iç içe yürüyüş (trekking) parkurları ve ağaç çeşitliliğinin oldukça yüksek olduğu ormanları da vardır.
Av turizmini sevenler, pırıl pırıl akan derelerimizde alabalık, ormanlarımızda yaban domuzu avlayabilir ve denizimizde mevsimine göre kıyıdan veya balıkçı barınağından veyahut da sandalla açılarak olta balıkçığı yapabilirler.
Şehir içindeki sahil boyu uzanan sağlıklı yaşam için yürüyüş ve koşu yolları, şelaleleri, piknik ve mesire yerleri, sarkıt ve dikitlerin olduğu yeraltı mağarası gibi doğa harikaları, dünyaca ünlü romatizma hastalıklarına da iyi geldiği bilinen plajları, Ceneviz Kalesi, eski Türk ahşap evleri, tarihi hamamı gibi kültürel mirasları, türbeleri ve balıkçı köyleri,Türkiye’de başka bir yerde örneğini göremeyeceğiniz yıldız kubbeli Merkez Cami‘si ile en güzel gün batımını (GURUP) seyredebileceğiniz ve romantizmi buram buram yaşayabileceğiniz tek adres Akçakoca’dır. Bölgemiz de günü birlik olarak ulaşabileceğiniz mesafelerde bulunan Konuralp antik şehri, tiyatrosu ve müzesi, Yedigöller, Abant Gölü, Kdz.Ereğli Cehennemağzı Mağaraları, yaylalar, Eftani kuş cenneti, Hasanlar Baraj Gölü Akçakoca’da konaklarken sizlerin ziyaretini beklemektedirler.Rafting, yelken yarışları,su sporları ve yılda bir kez düzenlenen Karadeniz Yat Rallisine ev sahipliği yapan balıkçı barınağımız yat turizmine de olanak sağlamakta olup, görülüyor ki Akçakoca alternatif turizm olanakları da sunabilen üstün özellikleri sahiptir.
Akçakoca, Kültür ve Turizm Bakanlığı denetimindeki 4,3,2,1 yıldızlı otelleri ile Karadeniz’in nüfus oranına göre en büyük konaklama merkezi konumundadır. Gezilip görülebilecek yerleri, eğlence merkezleri, barları ve diskoları ile 1990’lı yılların başından başlayarak Akçakoca Belediye Başkanlığı’nın başlatmış olduğu tanıtım hareketleri ve özel sektörümüzün yatırımları sayesinde şimdilerde Karadeniz’in Bodrum’u diye anılmaktadır.
Akçakoca, turizme kalifiye eleman yetiştiren eğitim kurumları ile de övgüyü hak etmekte olup, bugün ilçemizde turizm eğitimi veren Otelcilik Meslek Lisesi, Meslek Y.O.turizm bölümü (ön lisans) ile 4 yıllık akademik (lisans) eğitim veren Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne bağlı Akçakoca Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Y.O.’na da sahiptir.
Bu anlatmakla bitiremediğimiz zengin folklorik özelliklere sahip kültürel mirası ve doğa harikası olan biricik İlçemiz Akçakoca’nın güzelliklerini paylaşmak üzere sizleri misafir edebilmek için sabırsızlanmaktayız. Ve diyoruz ki;
GELİN, GÖRÜN, YAŞAYIN, YAŞATALIM… |